2 Nisan 2008 Çarşamba

We want to be a partner for comenius

Dear Sir,

My name Kezban HOŞGÖR and I work as an English teacher in a large high school from Ankara,the capital city of Turkey . I would like to give you some information about my school which is called Abidinpaşa High School. It serves about 1200 pupils(14-18 yrs) and 60 teachers. The education is in Turkish.English is taught as a foreign language.We founded our folk dance club which the students can come and spend nice time in their free time instead of useless spending time on the street. Our students are involved in sport activities (voleyball) ,hentball,and football.

On-going all activities that have been performed with the participations between 15-19 years old,are not restrictived by only performing folk dance.They have been meaningful with traditional music and traditional theatre activities.
We take great pride in representing our culture in best way with our music chorous and our musicians that have trained in our constitution in addition to many regions folk dance.
Up to now, Folk dance group which is called ‘The segmen’ got 4th in the contest, in 2005-2006 education & instruction year and got 2nd in the contest,which took it to the national folk dance contest among high schools,held in 2006-2007 education & instruction year.We want to share these beauties and pleasure with you.
We would like to study on your subject together. . This is the first time our school tries this adventure and we are eager to open ourselves to Europe! If you're interested please send us an e- mail( k_hosgor@hotmail.com or z.yunusemre@yahoo.com.tr), we'll be very pleased.
KEZBAN HOŞGÖR(teacher)

7 Şubat 2008 Perşembe

Emma Watson


Evet arkadaşlar bu gün size hayran olduğum bir kızı tanıtmak için çabalayacağım:D:D:D
Adı Emma;onu en başta ben çok seviyorum:PDaha sonra anne babası seviyordur herhalde:D
Neyse onun hakkında biraz bilgi vererek tanıtayım size...
Müstakbel,potansiyel,platonik aşkımın;
Tam adı: Emma Charlotte Duerre Watson
Doğum tarihi:15 Nisan 1990(yani fazla yaş farkı yok:P)
Burcu:Koç
Yaşadığı yer:Oxfordshire
Bir de kardeşi fazla ilgi alanıma girmiyor...
Bir çift de anne baba ya sahip,klasik aile işte:D
İleride birşeyler lacak inşallah,takipte olun:D:D:D
Umarın tanımışsınızdır ya da zaten tanıyorsunuzdur...Kendisine buradan sevgilerimi yolluyorum:D:D:D

4 Şubat 2008 Pazartesi

Sagopa Kajmer-Vesselam


Evet arkadaşlar bekleyişlerimizdeki heyecanı biraz dindirmek için Sagopa Kajmer yeni albümü Kötü İnsanları Tanıma Senesi'nden bir parçayı radyo mic-beatzden yayınladı...Şarkının çok güzel olduğunu söylemeliyim.Sagopa Kajmer yine kendini göstermiş.Bence ilk yayınlanan şarkı bu derece güzelse ötekiler nasıldır,düşünmenizi istiyorum(bakalım ne olacak:D).
Bu Sagopa'nın sesinde etkileyici birşeyler var insan kendini bir kaptırdı mı gerisi geliyor.Adeta kendinizi sıcak rüzgarlara bırakıyorsunuz...Onda böyle çok güzel,çekici,kendini dinlettiren birşey var...Bir kere şarkılarının sözleri çok anlamlı onlar dinlemeniz için yeterli.Sagopa'nın yaptığını hip-hop denen müzikle sınırlandırmış olursak yanılmış oluruz...Kısaca Sagopa tam benim adamım;)
Kriterlerime uyuyor yani,bence örnek bir insan son 3,4 yıldır...Sagopa'yla aynı zamanda adaşız...Onun adıda Yunus benim adımda Yunus:D:D:DSagopa Kajmer'i (Yunus Özyavuz'u) çok seviyorum.Onunla bir resmim olsun isterdim...Allah yolunu açık etsin.
Arkadaşlar şarkı sözlerini daha sonra paylaşacağım...
Ama videosunu ekliyorum...

3 Şubat 2008 Pazar

Vosvos Barışın Simgesi ve Tarihi


"Bir Halk Otomobili istiyorum.... Tez yapıla..." diye emir vermiş Hitler.
1000 Markın altında, saatte 100 km. yapacak, az benzin yakacak bir halk otomobili tasarlanmasını ve üretilmesini istemiş...Halka, "herkesin bir otomobili olmalı" demiş. .

Halka şunları söylememiş tabii: "Aslında ben tüm dünyayı işgal etmeyi düşünüyorum. Şimdi hepinizin bir otomobili olsun, savaş zamanı, ben hepsini sizden geri alabilirim. Askeri birliklerim motorize olmalı."
Uzmanlardan Rusya'nın buzlu yollarında donmayacak Afrika'nın çöllerinde kuma saplanmayacak, gerekirse suda bile yüzecek ucuz bir otomobil istemiş...

Vosvos'un tarihi Hitler'in Bay Porche ile tanşmasıyla başlıyor.

Arkadaşlar işte daha sonra nasıl olduysa barış simgesi olmuş:D:D:D

Arkadaşlar bu yazıyı gercekler.tripod.com 'dan aldım...Orada daha geniş bilgilere ulaşabilirsiniz...

1 Şubat 2008 Cuma

Barışın Simgesi Zeytin Dalı ve Zeytin











Bilindiği gibi zeytin ve dalı(anlatım bozukluğu olmasın;hem zeytin hem de zeytin dalı) her zaman barışın simgesi olmuştur...Bu gün zeytin dalı üzerinde,barışın üzerinde durmak istiyorum...(çok konuştuğumun da farkındayım:D:D:D)
Zeytinseverler zeytin dalının barış simgesi olması şu rivayete dayanıyor...
Rivayete göre Hz. Nuh Peygam­ber tufan biraz durulur gibi olunca gemisinin güvertesinden beyaz bir güvercin uçurur. Bu beyaz güvercin bir müddet sonra gemiye ağzında bir zeytin dalıyla döner. Böylece Hz. Nuh Peygamber tufanın bittiğini ve suların çekil­diğini anlar. Bu nedenle ağzında zeytin dalıyla beyaz güvercin çağlar boyu barışın sembolü olmuştur.
İşte o zaman,bu zamandır zeytin dalı barışın simgesi olmuştur.Ayrıca güvercin de barışın simgesi olarak bilinir...
(Bir de vosvoslar vardır ki sormayın:D:D:D onlarda bir zamanlar barışın simgesiymiş.Vosvoslarla ilgili yazımı da sonra yazacağım...)

28 Ocak 2008 Pazartesi

Zeytin Yağı


Zeytinimizin ürünü olan zeytinyağının tarihini anlatmak istedim sevgili zeytinseverler...

Tarih, zeytinyağı üretimine ilişkin en belirgin izlerin Akdeniz’in tam ortasındaki Girit Medeniyeti’ne, M.Ö. 4500 yıllarına dek uzandığını göstermektedir.
Zeytinyağı kültürünün Akdeniz’deki diğer kavimlere yayılmasında en önemli rolü Giritliler oynamıştır; hem de yaklaşık 3000 yıl boyunca. Güçlü ticaret filolarına sahip olan Giritliler'in gerçekleştirdiği zeytinyağı ticaretinin günümüzdeki en canlı tanıkları, Knossos ve Faistos saraylarının yıkıntıları arasında bulunan 2 metrelik zeytinyağı küpleridir. “Pithoi” denilen bu dev küplerle beraber bulunan tabletlerde ise o günkü zeytinyağı ticaretinin nerelere yapıldığını ve zeytinyağının nerelerde üretildiğine dair bilgiler yer almaktadır.
Aslında zeytinyağı kültüründe Anadolu, coğrafya olarak hep vardır; ama ön planda görünen Ege’nin karşı yakasıdır. Bunun sebebi, Homeros’un Batı Medeniyeti’ndeki tartışmasız ağırlığından ötürü zeytinyağı kültürünün merkezine sürekli olarak Antik Yunan'ın yerleştirilmesidir. Helen Medeniyeti’nin sadece Ege’nin karşı kıyısını değil Anadolu coğrafyasını da kapsadığı unutulur. Milet’in, Efes’in, Foça’nın, Klazomenai’nin (Urla), Erythrai’nin, Assos’un Anadolu’da olduğu ihmal edilir...


Kaynak:http://tr.wikipedia.org/

Zeytin Fosili












Sevgili zeytinseverler sevgili zeytimizin atalarını fosili bulunmuş...Benim haberim yoktu ama sizin olsun diye koyuyorum...
Zeytin ağacına ilişkin mevcut en eski veri Ege Denizi’ndeki Santorini Adası’nda yapılan arkeolojik çalışmalarda ortaya çıkarılan 39.000 yıllık zeytin yaprağı fosilleridir. Kuzey Afrika’daki Sahra bölgesinde gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalarda ise M.Ö. 12.000'e ait zeytin ağacı bulgularına rastlandı. İlk zeytin hasadının ne zaman ve hangi uygarlık tarafından yapıldığıysa bilinmemektedir...

Kaynak:http://tr.wikipedia.org

27 Ocak 2008 Pazar

Zeytinin Gelişim Psikolojisi:):):)


Efendim,zeytinimizin tarihini şöyle bir kavradıktan sonra yeşil zeytinlerin sofralarımıza gelene kadar neler yaşadığını hangi psikolojiler içinde olduğunu anlatmak istiyorum;
Herşey küçük bir fidanla başlamıştı;
Zamanla büyüyüp,gelişip dallanıp budaklanan ağacımız meyvelerini vermeye başlayınca -genellikle ege bölgesinde yetişdiği için- güzel egeli insanlarımız abilerimiz,ablalarımız bunları tane tane toplayarak ezmeden sakin işini bilen bir tavırla bunları toplayıp işlemeye verirler...
Küçük zeytin tanelerimiz işleme odasında neler oluyor demeye kalmadan arkadaşlarına veda ederler -eğer varsa- bazıları çizilir bazıları kırılır ama hala yaşam sevincini yitirmezler...Daha sonra zeytinleri yorduklarını düşünen zeytinci amcalar küçük,minik,güzel zeytinleri dinlenmeleri için kaplara doldurup dinlenme odasına alırılar...Saunada çok kalan zeytinler terledikleri için zeytinci amcalar onların acı tatlarını almak için haftada bir sularını değiştirirler...İsteyenlerine tuz atılarak 15 gün veya 1 ay gibi uzun sürelerde kendi hallerine bırakırlar...Uzun bir tatil ve sauna keyfinden sonra elbiselerini giyen zeytinler kaliteli birer zeytin olmanın gururuyla bizlere ulaşabilecekleri mekanlarda beklemeye başlarlar...Ve bu masalı dinleyenler onları daha fazla bekletmemek için onları alarak zaytinci amcaları zengin etmişler:):):)

Zeytinin Tarihçesi


Arkadaşlar öncelikle sevdiğimiz şeyi bilmemiz gerektiğini düşündüm.O yüzden zeytin hakkında birkaç bilgi vermek istedim...
''Zeytin ağacı, tarihin her aşamasında Akdeniz’de kurulan bütün uygarlıkların vazgeçilmez bir parçasını oluşturmuştur. Zeytin’in anavatanı Güneydoğu Anadolu’dur ancak zaman içinde önce Akdeniz kıyıları ve daha sonra Asya ve Amerika ile dünyaya yayılmıştır. Zeytin dünya insanı için sadece önemli bir gıda maddesi değil, aynı zamanda sağlık ve güzellik iksiri ve ışık kaynağı olarak da kullanılmıştır. Aynı zamanda Akdeniz uygarlıklarında ticaretin temeli olmuştur. Zeytinden yağ elde edilir ve bu iş için dünya üzerinde kullanılan ilk yöntemin zeytinlerin önce ayakla ezilmesi ardından sıcak su ile yağının alınması şeklinde olduğu günümüze kadar gelen bilgiler arasındadır. Daha sonra ise insanlık zeytini iki taş arasında ezmeye dayanan yöntemi keşfetmişlerdir. Bu yöntem az da olsa günümüzde hala kullanılmaktadır. Ancak bu iş için artık hidrolik presler kullanılmakta ve çalışmaları da elektrik yada dizel ile olmaktadır. Artık en modern sisteme yani kontinü tesislere geçilmiştir.''

KAYNAK:http://www.kaptanzeytincilik.com/
Powered By Blogger